25 Aralık 2010 Cumartesi

25 Aralık 2010

Evde keyifsiz ve suratsız bir adam olunca...
Onca yükün üstüne bir de bu ev gerilimi hiç çekilmiyor.

Oysa ben hep iyi ve gülen insanlar istedim...
En azından bir an...

Erken başlamamış olabilirim savaşmaya,
Ama geç olmadığı aşikar.

Refah kazanmadan her şey bedbaht
Her şey sıkıntılı..

Bu gecede uyuyamayacağım belki de...
Ama her şeyi zamanla çözeceğime eminim.

Bu aralar Zeki Müren dinliyorum ve çok iyi geliyor Ruhuma...

Not: Yemeğe gidiyorum. Gelince hesap kitap işlerine gireceğim. 10 gündür kaçıyorum :)

24 Aralık 2010 Cuma

Karanlığın içinde...

Uyuyamama sorunu tam hız devam ediyor...
Rayından çoktan çıkmış varlık.

Öylesine net ve keskin ki...

Gecenin 03:24 ü saat ve içimden uyumak gelmiyor.
Bu nasıl bir kaymadır hiçliğe ve kaygıya...

Anlam yükleyemiyorum çoğu zaman kişisel olarak.
Boşluk yok, güç kayması ve anlam yetersizliği var doğanın kendisinde...

Gidelim...

Kafa önde...
Olması gereken haliyle bir Cengiz CANSIZ klasiği...

Tok'um ulan ben hayata...
Valla yaa ne işim var burda

Kalk gidelim Hanım'ım.

Baş önde,
Gurur içre yüksek!

Burda yapacak işler
Olsun kalsın yarım...


Özlemle gideceğiz gör bak...
Birbirimize kavuşma hayalimiz,
Tanrı'nın kararı...

İçimiz kadife kese.

22 Aralık 2010 Çarşamba

Dönem kapandı.

Yay burcundan çıkıyor zaman...

Hem iş kurdum
Hem ........

Bu dönence beni öldürecek.
Hep deprem gibi
Deprem gibi yıkıp yeniden kuruyor...

Ama artık bitti.

Güle Güle benim kutlu Dönencem,
Seneye görüşeceğiz inşallah...

18 Aralık 2010 Cumartesi

16 Aralık 2010

Aralık çıkmazı...
Çıkar yol oldu yine.

Bu defa cadde oldu aktı üzerime.
Su gibi akıp giden hayatın içinde
Adım adım işliyorum kendimi
Uyku nedir bilmeyen kadere...

----------------------------------------------------------------

3 Aralık 2010 Cuma

Kendime Ültimatom

İnancım o ki;
Bir gün iyi şeyler yazacağım.

Dünya da hiçbir insan yoktur ki;
Benim kadar iyi niyetli olsun
İnatla bir şeyi başarmaya dönük savaşsın.

Bundan kaçış yok!
İstediğin şeyin sorunlarını çözeceğine inanıyorsan,
Arkasında dur.

Duruyorum.
Duracağım.

1 Aralık 2010 Çarşamba

Aralık

Bir Cengiz CANSIZ ritüeli belki de bu...
Gelen her Aralık ayına yazmak...
Hayatında şansa ve tılsıma yer vermeyen birinin,
sadece bir zamansal dilimden medet umması.

Aralık gelecek ve Cengiz kendini iyi hissedecek...

Evet aslında iyi hissediyorum yine. Hayat hakkım elimden alınırken hızla, biraz daha ilerdeyim geçmiş senelere göre.
Kimi şeyi bırakmışken geride, bazı şeyleri de önüme kattım...
Bıraktıklarım gün geçtikçe ufalırken gözümde, aldıklarım daha değerli gibi geliyor bana.

Bir Aşk aldım zaten önceki seneden emanet/hediye/herşey...
Emaneti taşıyorum çokça göğsümde
Hediyeyi saklıyorum güvenli bir yerde açmak üzere
Herşeyi anlamlandırıyorum gün geçtikçe...

Bir kayıplar silsilesi, en hakkeden suretlerde
Bir neşriyat dünün sokaklarından kalma, yeni caddelerde satılan;
İçerik başka, bambaşka.

Ölüyor muyum ne?
Psikozlarım mı arttı yoksa? bilmiyorum.

Vücut kimyamla oynuyor hayat
Hissediyorum sonsuzluğumun mağlubiyetini, ufka yaklaştıkça.

Ey Aralık;
Geldin yine...
HOŞGELDİN!

Ben sana gelene kadar, sen çıkageldin baskın basar gibi.
Ama bana bastılar bir çeyrek
Üzerinde itlerin türlü türlü silueti

Ey Aralık;
Hoşgeldin...

Ben erirken
Sen tut hayalimin resmini
Sonra bir kar...
Beyaz bir dinginlik üzerine sonra
Ölü toprağımın...

Dişlerim kalacak o beyaz altında
Sese aldırma sakın
Yağız tenim ürkütmez kar beyazı
Dişlerim iki cihanda direnmeye ayarlı...

Sonra bir gözyaşı
bir damla daha...
ve sonra.........................................

Kopar kızılcası soğuğun
Donar en tuzlu yaş toprağımda.